ARAŞTIRMACI / YAZAR - BORA İZKÜBARLAS; "İNSANIN İKİ YÜZÜ: AKIL VE İÇGÜDÜNÜN ÇATIŞMASI"
İNSANI VE TARİHİ ANLAMAK İÇİN BASİT ÖRNEKLER
İnsanın içsel çatışmasını günlük hayattan ve tarihten örneklerle görebiliriz:
Korku Refleksi: Bir anda elektrikler kesildiğinde, aklımız "sigortayı kontrol et" der. Ama içgüdümüz "tehlike var" deyip panik yaratır. İşte bu panik, market raflarını boşaltan kalabalıklar sebep olmuştur.
Rekabet Dürtüsü: Çocukken oyuncağımızı paylaşmak istemeyiz. Yetişkin olduğumuzda ise bu dürtü, iş dünyasında "rakibi alt etme" hırsına dönüşür. Akıl strateji kurar, ama içgüdü "kaybetme korkusu" ile saldırganlığı tetikler.
Tarihten Yansımalar: Roma İmparatorluğu'nu akıl, hukuk ve mimarlıkta zirveye çıkardı; ama içgüdüsel güç hırsı imparatorluğu iç savaşa sürükledi. Fransız Devrimi'nde akıl "eşitlik ve özgürlük" dedi, ama içgüdüsel öfke sokaklarda şiddete dönüştü.
Hayatta Kalma Kaygısı: Günümüzde de ekonomik krizlerde insanlar mantıklı yatırım planları yerine "Altın al, stok yap" gibi reflekslere yönelir. Çünkü içgüdü, atalarımızdan miras kalan "Yarın aç kalabilirim" korkusunu hâlâ taşır.
İÇGÜDÜSEL REFLEKSLERİN TOPLUMSAL SONUÇLARI
GERÇEK DÖNÜŞÜM VE DENGE
Günün sonunda şunu söylemek gerekir: İnsanı anlamak, yalnızca zekâsını ölçmek değil; korkularını, arzularını ve reflekslerini de tanımaktır. İnsan, ancak bu dengeyi kurduğunda hem bireysel hem toplumsal anlamda gerçek bir dönüşüm yaşayabilir.
İnsan, Niyazi’ce aklın soğuk hesaplarıyla ne de içgüdünün kör dürtüleriyle var olabilir. Gerçek dönüşüm, bu iki gücün uyumunda saklıdır. Unutmayınız; İçgüdü hayatta tutar, Akıl ise ileriye taşır. İkisinin el sıkıştığı an, insanlığın gerçek potansiyeline ulaştığı andır.
Saygılarımla,
Bora İZKÜBARLAS
BARLAS DANIŞMANLIK
Analist ve İş Geliştirme Uzmanı
